Şair Padişahlar ve Şiirlerinde Kullandıkları Mahlaslar


II.Murat’tan itibaren Osmanlı Padişahlarının birçoğu şairdi.Şair Padişahların divan edebitayatı ananesince ad yerine kullanmış oldukları “mahlas” ları vardı.
Şiirler yazan Osmanlı Padişahları ve mahlasları:


Padişahlar Mahlası - Anlamı


II. Murad Muradi (İstenerek ümid ederek beklenen. Arzu edilen şey.)

Fatih Sultan Mehmed Avni (Yardım)

II. Bayezid Adli (Hakkaniyet. Adâlet üzere oluş)

Şehzade Korkut Harimi (Çekinmez. Kayıtsız kimse.)

Cem Sultan

Yavuz Sultan Selim

Kanuni Sultan Süleyman Muhibbi (Seven sevgi besleyen anlamında muhible ilgili)

II. Selim

Sultan Mehmed

Şehzade Mustafa

Şehzade Cihangir

Şehzade Bayezid

Sultan III. Murad

Sultan III. Mehmed Adni (Vatan tutmak Cennette bir makam adı)

I. Ahmed Bahti (Kader. Tâli. Uğur. Alın yazısı. Kısmet. İkbal.)

II. Osman Farisi (Acemce Farsça. İran'la alâkalı)

IV. Murad Muradi (İstenerek ümid ederek beklenen. Arzu edilen şey.)

IV. Mehmed

II. Ahmed

II. Mustafa İkbali (Baht açıklığı. Talih. Refah.)

III. Ahmed Necib (Soyu ve nesli temiz aslı kerim olan. Cömert. Asilzâde. Güzel huylu ve ahlâklı)

III. Mustafa Cihangir ( Meşhur cihanı zabteden fâtih.)

III. Selim İlhami (İlham ile elde edilen ve nâil olunan. İlham ile alâkalı)

II. Mahmud Adli (Adâlete mensup adâletle alâkalı ilgili.)


KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN




“Hutbe: Söz
Sikke: Yazı

Adına basılan sikkenin üzerine yazılan ismi ve adına okunan hutbede söylenen ismi padişahı padişah ederdi.Böylece padişah kayıt altına aldığı iki isimle padişah ederdi ismini.

Adı hutbeden çıkarılan her padişahın son bulmuş bir hikaye olması isim ve hayat arasındaki ölümcül muaşakadandı.Hutbede ismini okumayı terk eden coğrafyayı en evvel kaybetmesi bu yüzdendi padişahın.İsminin ulaşmadığı yerde hükmü geçmezdi padişahın.İsmi kadar yaşardı her padişah.Padişah bu yüzden bir isim demekti.

Dahası bazan bir isme sığmazdı da üçüncü bir isim taşırdı padişahı.Muhteşem! Onu kim “1.Süleyman” olarak tanıyor ki? ”


Hayatında pek çok sefere savaşa şiire söze koyduğu kanunlara yapılara ki en önemlisi ve en güzeli Mimar Sinan’ın ifadesiyle "Padişahım sana öyle bir cami inşa ettim ki kıyamete değin ayakta duracak bir ****nete sahiptir" dediği Süleymaniye ‘ye isim veren hayat veren padişahın Hürrem Sultan’a olan aşkı da dillere destan olmuştur.İşte ona yazmış olduğu bir gazel:

Celis-i halvetim varım habibim mah-ı tabanım
Enisim mahremim varım güzeller şahı sultanım

Hayatım hasılımömrüm şarab-ı kevserim adnim
Baharım behçetim rüzum nigarım verd-i handanım

Neşatım işretim bezmim çerağım neyyirim şem’im
Turuncu u nar u narencim benim şem’-i şebistanım

Nebatım sükkerim gencm cihan içinde bi-rencim
Azizim Yusuf’um varım gönül Mısr’ındaki hanım

Stanbulum Karaman’ım diyar-ı milket-i Rum’um
Bedahşan’ım ve Kıpçağım ve Bağdad’ım Horasanım

Saçı varım kaşı yayım gözü pür fitne bimarım
Ölürsem boynuna kanım meded he na-müsülmanım

Kapında çünki meddahım seni medh ederim daim
Yürek pür gam gözüm pür nem Muhibbi’yim hoş halim!

Muhibbi (Kanuni Sultan Süleyman’ın mahlası)


Bugünkü dille:

Benim birlikte olduğum sevgilim parıldayan ayım
Can dostum en yakınım güzellerin şahı sultanım.

Hayatımın yaşamımın sebebi Cennetim Kevser şarabım
Baharım sevincim günlerimin anlamı gönlüme nakşolmuş resim gibi sevgilim benim gülen gülüm

Sevinç kaynağım içkimdeki lezzet eğlenceli meclisim nurlu parlak ışığım meş’alem.
Turuncum narım narencim benim gecelerimin visal odamın aydınlığı

Nebatım şekerim hazinem cihanda hiç örselenmemiş el değmemiş sevgilim.
Gönlümdeki Mısır’ın Sultanı Hazret-i Yusuf’um varlığımın anlamı

İstanbul’um Karaman’ım Bütün Anadolu ve Rum ülkesindeki diyara bedel sevgilim.
Değerli lal madeninin çıktığı yer olan Bedahşan’ım ve Kıpçağım Bağdad’ım Horasan’ım.

Güzel saçlım yay kaşlım gözleri ışıl ışıl fitneler koparan sevgilim hastayım!
Eğer ölürsem benim vebalim senin boynunadır çünkü bana eza ederek kanıma sen girdin bana imdad et ey Müslüman olmayan güzel sevgilim.

Kapında devamlı olarak seni medhederim seni överim sanki hep seni öğmek için görevlendirilmiş gibiyim.

Yüreğim gam ile gözlerim yaşlarla dolu ben Muhibbi’yim sevgi adamıyım bana bir şeyler oldu sarhoş gibiyim. Bir hoş hale geldim.

FATİH SULTAN MEHMET



Sultan II nci Murat'ın dördüncü oğlu. Yedinci Osmanlı padişahıdır. Manisa'ya vali atandığında henüz çocuktu. Babası tahtan çekilince 1444'te tahta çıktı. Ancak düşmanların baskısıyla tahtan çekilerek (1446) babasının yeniden tahta çıkmasını sağladı. Babası Sultan II nci Murat'ın 1451 yılında vefatı üzerine ikinci kez tahta çıktı. İyi bir asker olduğu kadar büyük bir alimdi. İstanbul'u fethetti İstanbul'u fethetmesinden sonra "Fatih" lakabıyla anılmıştır. İstanbul'un fethi Orta Çağ'ın sonu Yeni Çağ'ın başlangıcı olmuştur. Bundan dolayı Fatih "çağ açan hükümdar" olarak da tanınır. Fatih çıkardığı yasalarla devleti önemli ölçüde yeniden biçimlendirmiştir. Osmanlı topraklarını 25 kat genişletti. Yunan felsefesini iyi bildiği gibi İtalyanca Latince Rumca Slavca Fransızca İbranice Geldanice dillerini bilirdi. Şiirlerinde Avni mahlasını kullanırdı. Avni zühd ve takvadan uzaklaşarak hakiki sevgiliye benliğini yok ederek kavuşan bir sofi olur ve Mirât-ı dil cemâline âyine-dârdur mısrasını yazar.



Eserleri


Der Divan Sultan Mehmets der des Zweiten des Eroberers von Konstantinople (1904 Berlin Alman Georg Jacob tarafından yapılan bu çalışmada Fatih Sultan Mehmet'in (Avni) 21 şiiri yer aldı) Osmanlı tarih ve Edebiyat Mecmuasında (sahife 3 1918 Ali Emiri tarafından bulunan yazma Divan-ı Sultan Muhammed Rahimullah Han-ı Sani Hazretlerinin Gazeliyatıdır Divan-ı Sultan Muhammed Rahimullah başlığıyla yayımlandı.) Fatih Divanı (1944 latin harfleriyle yayımlandı Saffet Sıtkı Bilmen) Fatih'in Şiirleri (1946 Kemal Edip Ünsel) Fatih ve Şiirleri (1959 Ahmet Aymutlu) Fatih Divanı (1953 Ali Emiri'nin bulduğu divandan İsmail Hikmet Ertaylan'ın öncülüğünde seçilen 60 şiir hattat ve müzehhiplere İstanbul'un fethinin 500 ncü yıl anısına ayrı ayrı yazdırıldı ve büyük ilgi gördü.) Ancak bu güne kadar basılmamıştır.



Kimsesiz Hiç Kimse Yok


Hiç kimse yok kimsesiz
Herkesin var bir kimsesi
Ben bugün kimsesiz kaldım
Ey kimsesizler kimsesi

Kimse aradığım yollarda
Kimsesizlik kimsem oldu
Dinsin artık hicranın cana
Kimse aradığım yollar
Kimsesiz kimselerle doldu
Avnî (Fatih Sultan Mehmet


Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana


Ağlasa derd-i derûnum çeşm-i giryânım sana
Âşikâr olurdu gâlib râz-ı pinhânım sana

Yorum Yaz